illegaltrafik

Ticari gelir elde edilebilen pek çok metada olduğu gibi elektronik atıklar konusunda da yasa dışı bir trafik mevcuttur. Elektronik atıkların gelişmekte olan ülkelere yasa dışı akışı makalemiz bu konuya biraz olsun ışık tutmaya çalışacaktır.

Ülkeler ithalat ve ihracat akışlarını genellikle gümrüklerden aldıkları  uluslararası ticaret istatistiklerine göre ölçerler ve bu sistemler HS kodlarını kullanır. Ancak, HS kodları yeni veya kullanılmış elektronikleri ayıramaz. Her ne kadar Amerika ve Avrupa Birliği arasında kullanılmış elektroniklerin gümrüklerde diğer elektroniklerden ayrılması ile ilgili bir çalışma girişimi yapılmış olsa da henüz kullanılmış elektroniklerin diğer elektroniklerle birlikte işlem görmesi sorununa karşı bir sonuç çıkmamıştır. Ülkeler Elektronik atık ithalat ve ihracatlarını Basel anlaşması çerçevesinde Basel komisyonu sekreterliği ile paylaşmaktadır. Ancak buna rağmen ülkeler elektronik atıklarını tam kapsamlı olarak raporlamamakta, bazı ülkeler ise raporlamaları bile tam olarak paylaşıp göndermemektedir.

Dolayısıyla ülkelerin paylaştıkları elektronik atık ve kullanılmış ekipman bilgileri ya yoktur ya da çok niteliksiz bilgilerden oluşmaktadır. Ancak bu yüzyıl boyunca elektronik atık ağırlıklı olarak tekrar kullanım, geri dönüşüm ve yenilenip tekrar kullanılma potansiyelinden dolayı kullanılmış elektronik diye adlandırılmış ve sınıflandırılmıştır. Şu anda ise kullanılmış elektronik tanımının ne kadar doğru olup olmadığını tartışıyoruz. Bu tanımı belirleyen iki unsur olduğu dikkate alınmalıdır, bu unsurlardan bir tanesi ürünün teknik durumu olurken, diğeri ithalat yapan ülkenin pazarıdır. Örneğin 2. El CRT monitöre olan talep tüm dünyada hızla azalmaktadır. Bundan dolayı bu atıkları elektronik atık olarak göstermek yerine ikinci el – kullanılmış elektronik satışı olarak göstermektedirler.

Ticaretten Kaynaklanan Sorunlar

Ticaretin zorlu ve çetin şartlarında, küresel ölçekte güvenilir bir satış stok bilgisi bulabilmek oldukça zorlaşmaktadır. Bundan dolayı ana dağıtıcılardan çıkan rakamlar kontrol edilmekte ve tüketicinin ne kadar zaman boyunca bunu kullanabileceği hesaplanıp elektronik atık miktarı bu şekilde ortaya çıkarılmaktadır.

Ancak yine de kullanılmış elektroniklerin ihracatı ve ithalatı ile ilgili metotlar hala geliştirilmeli ve test edilmelidir. Bir potansiyel metot elektronik ihracatlarında kullanılmış olup olmadığını anlamak için fiyatları kontrol edilmesidir. Ancak bu metot sadece çok düşük fiyatlar olduğunda işe yaramaktadır. Arka planda yapılan geri faturalamalar, bu işin takibini zor hale getirmektedir. Bu akışları ortaya çıkarmak için değişen yöntemler uygulanmaktadır. Bu yöntemlerden birisi bir grup yazar ve Basel Action Network (BAN) tarafından uygulanmış, eskimiş ve kullanılamaz haldeki elektronikleri taşıyan konteynerlere GPS cihazı konulmuştur. BAN’ın raporlamalarına göre 205 adet GPS’in %34’ü gelişmekte olan ülkelere gitmiştir. Bu giden %34’ün %93’ü sistemli bir geri dönüşümün olmadığı Uzak Doğu ülkelerine gitmektedir.

%7 si ise Meksika ve Kanada’ya gönderilmektedir. Bu araştırma sonucunda görülmüştür ki Amerika’dan çıkan 200 GPS takip cihazının 3’te 1’i gelişmekte olan ülkelere gitmektedir. Bir başka alternatif yöntem ise  varacağı limana bir gözlemci yerleştirmektir.

Bu gözlemcinin Nijerya’da yaşadıkları ve gözlemlediği olayları bir sonraki yazımızda paylaşacağız.

Bu illegal trafiğin denetlenmesi konusunun ne kadar önemli olduğunu daha iyi anlamak için Dünya’da Ne Kadar Elektronik Atık Çıkıyor? yazımıza bakabilirsiniz.

Makale 2 yoruma sahip

  1. hande Cevapla

    Bu konteynerlerin ABD’den çıkarken nereye gidecekleri neden belli değil? Alıcı ülkeler önceden anlaşma sonucu para ödeyip almıyor mu bu atıkları?
    ABD yasal olmayan yollarla mı kurtuluyor atıklardan?

    • admin Cevapla

      Hande Hanım bu alanlarda net bilgiler iletmemiz mümkün değil. Ancak genel olarak yasal mevzuatlarda boşluklar bulunabiliyor. Bu boşluklardan da bireyler, tüzel kişilikler hatta duruma göre devletler bile yararlanabiliyor. Kyoto protokolü, Paris Çevre Anlaşması gibi organizasyonlara bazı ülkelerin tavırlarını incelerseniz olayı daha net kavrayabilirsiniz. Bizim, çevre için kanun niteliğinde gördüğümüz uygulamaları, dev ülkeler çıkarları doğrultusunda görmezden gelebiliyorlar.

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir